GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM!
Son günlerde yürürlüğe girmesi gündemde olan SSGSS gençler açısından da çok büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Bir şekilde farklı gündemler oluşturularak halkın ilgisini başka yerlere çekmeye çalışarak bu tasarıyı sessizce hayata geçirme çalışmaları yürütülmektedir.
SSGSS henüz yürürlüğe girmeden yapılan değişiklikler, uygulama sonrasında sağlık hakkının daha da kısıtlanacağını, piyasanın vahşi koşullarına terk edilen sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için daha çok katılım payı ve kullanıcı ödentisi gerekeceğini, karşılayamayacak durumda olanların ise hizmetten mahrum kalacağını göstermektedir.
Hükümetin sağlık hizmetlerini tek elde toplamak ve tüm ülkeyi sağlık sigortası kapsamına almak olarak tanımladığı yasal düzenlemelerin içeriğine bakıldığında amacın, devleti sağlık hizmeti sunumundan büyük ölçüde çekmek ve bu topraklarda yaşayan insanların sağlık ve sosyal güvenlik hakkını piyasaya, ilaç tekellerine, özel emeklilik ve sigorta şirketlerine, özel hastanelere teslim etmek olduğu kısa sürede anlaşılmıştır. mevcut sistemde yapılan değişiklikleri ana başlıkları ile sıralamak gerekirse;
Emeklik yaşı kademeli de olsa kadın ve erkeklerde 65'e çıkacak,
Prim gün sayısı 2007'den itibaren her yıl 100'e artarak 9 bin olacak,
Emeklilik maaş bağlama oranları önce yüzde 2.5, sonra yüzde 2'ye düşecek,
Emeklilik maaşları yüzde 23-33 oranında azalacak,
Aylık geliri 127 YTL olandan 64 YTL GSS primi kesilecek,
Halen çalışan memurların aylıkları, GSS kesintileri nedeniyle bugünkünden yüzde 5 daha azalacak,
Prim borcu olanlara sağlık hizmeti verilmeyecek,
Sağlık hizmeti alabilmek için en az 30 günlük sigortalılık aranacak,
Muayene, tetkik ve tedavinin her evresinde katkı payı adı altında ek ödeme alınacak,
Teminat Paketi'nde olmayan hastalıklar kapsam dışında tutulacak,
Teminat Paketi'ni belirleme yetkisi Sosyal Güvenlik Kurumu'nda olacak,
Ayakta tedavide, hekim ve diş hekimi muayenesinde 2 YTL katkı payı alınacak,
Ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçleri için yüzde 10-20 oranında katkı payı istenecek,
Ayakta tedavide kullanılan ilaçlar için de yüzde 10-20 oranında katkı payı kesilecek,
Emekli aylıklarına yapılacak zamlarda Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) baz alınacak. Böylece emekli aylıklarına yapılan zamlar ülke ekonomisinin büyümesinden pay alamayacak.
Bu tabloya baktığımızda bu gün için gençler açısından bu konuları düşünmenin, konuşmanın gereksiz olduğu düşünülebilir. Ama bu sistemde sömürülenler yani bizler paramız olmadığı için okuyamıyor, bir okul okuyup bitirdikten sonra dahi iş bulamıyor, çalışmakta olduğumuz iş yerlerinde sosyal bir güvencemiz olmadan çalıştırılıyoruz. Çoğumuz emekçi anne ve babalarımızın maaşlarıyla okutulmaya çalışılmaktayız. Bir düşünün, anne veya babanızın zaten yetmeyen maaşının kesintiye uğradığını. Yaşadığımız sistemde bile sağlıktan doğru düzgün yararlanamazken yürürlüğe geçirilmeye çalışılan yasa ile yaşamaya az olan gelirimiz prim ödemeye yeter mi?
Kayıt Dışı Çalışanların Durumu Ne Olacak?
Herkesi kapsayacağı iddia edilen Genel Sağlık Sigortası, kayıt dışı çalışanları kapsamıyor. İşvereni primini yatırmadığı ve devlete herhangi bir gelir bildirmediği için kayıt dışı çalışan milyonlarca kişi GSS kapsamı dışında kalacak. İşsizlerde ise ancak İşsizlik Sigortası kapsamında olan çok sınırlı bir kesimin primini devlet yatıracak. Diğerleri ise prim yatıramadıkları için bu sigortanın kapsamı dışında olacaklar. Yeşil kartlıların primi aylık gelirleri 127 YTL’den az ise devlet, daha doğrusu kayıtlı işgücü tarafından ödenecek. ister kayıtlı, ister kayıt dışı, isterse yeşil kartlı olsun herkesten katkı payı alınacak.
Çalışan gençler açısından baktığımızda büyük bir çoğu kayıtsız çalıştırılmaktadır bu durum onların sağlıktan ancak katkı payı ödeyerek yararlanabileceğini göstermektedir.
Yakın gelecek olmasa da emekliliğin bizim için hayal olduğunu geleceğimizin karartılmaya çalışıldığını bizleri birer uyuyan köleye çevirecek olan bu sisteme uyanık olduğumuzu göstermenin zamanı geldi geçiyor.
Sağlık Hizmetleri Çocuklar ve Gençler İçin Gerçekten Parasız Mı?
Başbakan’ın GSS yasası ile ilgili iddiaları arasında en ilgi çekeni, “primini ödensin veya ödenmesin tüm çocukların 18 yaşına kadar tüm sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanacağı” oldu. Ancak 18 yaşın altındaki bütün çocukların GSS’den yararlanması için ailesinin GSS kapsamında olması gerekiyor. İkincisi mevcut yasalara göre de SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamındaki emekçilerin çocukları zaten ücretsiz tedavi hakkına sahip. Üçüncüsü; ebeveyni üzerinden sağlık hizmeti alan genç eğer lise veya dengi okulda ise 20 yaşına kadar, yükseköğrenim görüyorsa 25 yaşına kadar sağlık hizmetinden yararlanabilecek. Bu yaşın üzerindeki gençler, GSS açısından bireysel olarak değerlendirilecek. Kendi çalışmaları nedeniyle gelirleri varsa ve bu gelir aylık 127 YTL'nin üzerinde ise kazançlarının yüzde 12'si oranında prim ödeyecek. Eşik değerin altındaki gelir sahibinin primini devlet verecek. Bugünkü yasalara göre evlenmemiş, çalışmayan, iş bulamayan genç kız , yaşı ne olursa olsun sağlık sigortasından yararlanırken, yeni yasayla bir genç kızın sağlık sigortası hakkı 18 yaş ile, eğer üniversite öğrencisi ise 25 yaşına kadar geçerli olacak. Durum bunlardan ibaret iken biz gençlerin ileriye dönük ne gibi hayalleri olmalıdır? Sosyal güvencesizliğe karşı çıkmak tüm gençlerin en öncelikli görevidir.
Sağlığın ve eğitimin paralı hale getirilmesine karşı çıkalım!
Bu sistemi değiştirmek mümkün.
Yeni bir dünya güvenli bir gelecek biz gençlerin ellerindedir.
Yeni Dünya Gençliği
22.02.2008
|